20 Temmuz 2009

EY AZRAİL

Ne olurdu üç beş yıl önce haber verseydin

Hiç değilse rüyama bir kerecik girseydin

Aşk, meşk, derken dünyadan bir türlü kopamadım

Senden özür dilerim hazırlık yapamadım

Görüyorsun yanımda ne valiz var ne bavul

Uykum öyle ağırki, ne zil duydum, ne davul

Yaşım yetmiş olsada, görki fıkır fıkırım

Bu cümbüşlü alemi ben nasıl bırakırım.

Hani bir söz vardır ya yaş yetmiş iş bitmiş,

İnanki bu bir yalan, bunu diyen halt etmiş

Ey Azrail!.. Dur biraz, sana yalvarıyorum

Yasal haklarım için bir avukat arıyorum

Hayallerim, düşlerim, yarım kalan işlerim

Estetik yapılacak daha burnum dişlerim

Elli yaşımda ancaki voleyi vurabildim,

Hortumlar sayesinde, holding kurabildim

Gerçi ucuza verdim, şerefin kilosunu,

Ama böyle kazandım şu uçak filosunu

Ey Azrail! Ne olur bozulmasın pazarım

Sana şöyle yüklüce bir çek bile yazarım

Şu masmavi havuzlu sarayıma baksana

O daracık mezarda yazık olamazmı bana

Bazen çoluk çocuğa içimden kızıyorum

Ölmemi bekliyorlar inanki seziyorum

Arkamdan göstermelik, iki damla gözyaşı

Birde şöyle büyükçe bir mezar taşı,

Tahmin ediyorumki mevlitde okuturlar,

Ortalığı birazcık gül suyu kokuturlar,

Araya reklam konur, bir ilahi aryası,

Mevlüt bitince başlar dedi-kodu furyası,

Etlerim, kemiklerim,didik didik edilir,

Ben az gelirsem eğer köklerime gidilir,

Ey Azrail! İnanki hazırlığım yok daha,

Hele şu din konusu,çok karışık bir saha,

Bazı büyük abiler, köşeler tuttular,

İrtica diye diye benide korkuttular,

İlahiyat adına ekranda iki kaçık

Kimlerin kuklaları oldukları apaçık,

Alim, zalim, karıştı renkleri seçilmiyor

Velisiz kaldı sokak deliden geçilmiyor

Bu cinnet kervanına, kocabaşlar dahiller,

Tuz bozulmuş, ne yapsın bizim gibi cahiller,

Henüz daha gündemde, ne oruç var, ne zekat,

Ne Kur'an'la tanıştım, ne de kıldım bir rekat,

Gönül desen, henüz genç, daha haccım duruyor,

Nerde bir taze görsem, kalbim küt küt vuruyor

Edemedim bir türlü, şu nefsimi terbiye

Ortalıkta ne görse tutturuyor ver diye,

Ey Azrail! Bilirim, gelince beklemezsin

Tükenen vadelere saniye eklemezsin

Bu satırlar boş geçen, bir ömrün hikayesi

İbret alanlar için son pişmanlığın sesi,

Bilmemki bir duvarda, bu mütevazi çaba

Bir küçücük pencere açacakmı acaba....

CENGİZ NUMANOĞLU

Hiç yorum yok: